Bu yazı ilk kez bloğumda yayınlanıyor.

Yazı: Cansu Fırıncı

Öyle zııırt pııırt acıkmak yok. Daha dün öğlen yedin. Öyle bokunu çıkartmak yok. Alış arada bir yemeye. Nasıl, yiyince otamatikman mı çıkıyor boku? Yahu lafın gelişi, anla işte.

Çok gürültülü konuşuyorsun, acaip sesler çıkıyor arada, anlayamıyorum. Gurultu mu? E, guruldamadan konuş. Hâlâ açım diyor, dün öğlen yedin ya. Ne, insan olan günde üç kere yer öyle mi? Tamam işte o insan, sen midesin, karıştırmamak lazım.

Açlığa talimli olacaksın, gerekirse yılda bir ay yiyecek on bir ay kış uykusuna yatacaksın. Buna yoksul orucu derler, onların yemediği bir ayda da sen yiyeceksin. Onlar işte, açık etme, çaktırma.

Nerede mi? Ramazan çadırlarında yiyebilirsin mesela. Oruçlu olup olmadığını anlayamazlar a! Ama dikkat et top patlamadan yiyeyim deme sakın. Sonra yemek yiyeceğim derken bir araba dayak yemek de var işin sonunda.

Bak kuzum, ben ne kadar para etmeyen iş varsa onu yapıyorum. Mesela tiyatro oyunculuğu, mesela şairlik, mesela dergicilik.

Napiyim, beni bunlar mutlu ediyor. Ben bunları yapmak için donatmışım kendimi. Seni mi, hayır hiç düşünmedim. Düşünmek zorunda da değildim.

Ohoohoo hoo, çok, hem de çok terk edildim. Benimle rahat bir gelecek kuramayacağını anlayan her kadın, usulca sıvıştı arka kapıdan.

Üzülmem mi, çok ağladım laf aramızda. Ama acı da uzun ilişki yürütemiyor benimle o da sessizce arka kapından sıvışıyor. Belki de ben alıştım ne biliyim.

Tabii güzel olur, cebimde para olsa, bugün ne yiyeceğim, bugün şu kitabı nasıl alacağım, evin kirasını nasıl ödeyeceğim, faturaları yatırdım diyebilsem güzel olmaz mı?

Ama ben rahatım için, midem için düşüncelerimi satamam bunu anlaman gerekir. En azından anlamaya çalışmalısın.

Ardımdan midesiz demelerini istemezsin değil mi? İster misin? Sen de böyle düşünüyorsun demek.

Beni sahneden attığım repliklerim doyuruyor, fısıldadığım dizelerle… Tamam çok bayat oldu farkındayım. Öyleyse bu gurultu da mı ne?

Hay amına koyim şimdi cevapla cevaplayabilirsen. Mide bu laftan anlar mı! Eyvah klavyemden ağır küfür kaçtı. Hassiktir ya! Eyvah ağzım iyice bozuldu. Açlık sadece mideme değil dilime de vurdu galiba. İyisi mi gitmek.

Gitmek dedim de Can Yücel’in şiiri geldi aklıma, sahi nasıldı o: “Seke seke ben geldim…”

Belki de gitmenin zamanı gelmiştir. Ölmek yaşamaktan yeğdir kimileyin, kimbilir!

Reklamlar