uzandım yataklara

üzerinde hep iki kişilik yorgan

çok ev yaktım

ardımda kendi külümdü kalan

avucumdan savrula savrula

bir kenti kaplayan.

elimi buldum

bedenimi kundaklayan

sönmemiş bir sigarayla ucunda

öptüm saygıyla elini

iyinin, doğrunun, güzelin.

unutmadım,

kirpiğimdeki tek damla gözyaşının

tenimde bıraktığı izi

yaşadım

trenin öpüşmesi gibi garla

sallanan el gibi otobüsün ardından

hoşça kal demeyi bildim

merhaba demeyi bildiğim kadar

çok kadın sevdim

aşık oldum bir zaman

ağladım her birinin önünde

gülümsedim ardından

bir gün

tren girdiğinde gara

çekip gitmişse otobüs

seni seviyorum

bunu biliyorsun.

Reklamlar