Bu röportaj sol kültür sitesinde yayımlandı.

Röportaj: Cansu Fırıncı

Son dönemde Devrimden Sonra, Pardon, Kolpaçino ve Kolpaçino Bomba filmleriyle seyirci karşısına çıkan, Ortaoyuncular tiyatrosunda İstanbul’u satıyorum, Soyut Padişah, Çok Tuhaf Soruşturma gibi pek çok oyundaki yüksek performansıyla tanıdığımız başarılı oyuncu Ali Çatalbaş bu kez tek kişilik bir oyunla “Kötü Çocuk” ile seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Yeni oyununun hemen arefesinde küçük bir röportaj gerçekleştirdik kendisiyle…

Ali Çatalbaş’ı Ortaoyuncular’dan tanıyoruz daha çok. Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin ile birlikte rol aldığı pek çok oyundan. Son zamanlarda sinema filmleriyle de seyirciyle buluşmaya başladı. Beyazperde ister istemez daha büyük bir tanınırlığı da beraberinde getiriyor… Biz dilerseniz Ortaoyunculardan başlayalım sohbetimize.

1987’de Ferhan Şensoy’un açtığı Nöbetçi Tiyatro sınavına girdim ve kazandım. 1989’da İstanbul’u satıyorum oyunu ile profesyonel oldum. Münir Özkul da vardı o zaman tiyatroda. Askerlik sürem dışında da hep o tiyatroda rol aldım. Ekip olarak sinema filmi de yaptık…

Çok Tuhaf Soruşturma oyununu “Pardon” olarak sinema perdesine de uyarladınız. Film oldukça büyük bir ilgi gördü. Oyun da aynı ilgiyi görmüş müydü oynadığınız dönemde?

Evet, aslında oyun da aynı ilgiyi görmüştü. Oyunda Tuncel Kurtiz de vardı biliyorsun. İnsanlar dvdlerini alıp hem oyunu hem de filmi izliyorlar. Kıyaslıyorlar birbiri ile.

Ben oyunu daha çok beğenmiştim…

Evet, genelde izleyenler böyle söylüyor. Oyun daha çok beğeniliyor.

Ortaoyuncular tiyatrosundaki oyunların dışında 2006 yılında tek kişilik bir oyunla da çıktınız seyircinin karşısında. 2011 yılında bu oyunu yeniden sahnelemeye başlıyorsunuz. Biraz tek kişilik oyununuzun çıkış sürecini anlatır mısınız bize?

Aslında ben oyunu yazmadan önce öykü yazmaya başlamıştım. Kafamda biriken de pek çok şey vardı aynı konuda. Ben Gültepe’de yetiştim. Çok maceralı bir yer tabii. Gecekondu mahallesi. Oradan çıkıp kendini bulma sürecinde şekillendi aslında diyebilirim. Neticede hiçbirimiz tam anlamıyla kent soylu değiliz. Hepimizin anne babası bir yerlerden kalkıp geldi kente. Ve çok şeyin geleneksel olarak konuşulmasının, anlatılmasının mümkün olmadığı yerlerde yetiştik. Cinsellik de böyle bir konuydu. İnsanlar bir araya geldiklerinde konuşuyor güya ama sağlıklı bir bilgilendirme olduğunu söylemek de mümkün değil.

Kötü Çocuk isimli oyunumda cinsellik tabusunu işliyorum. Bu konuda sorunları olan birisi psikiyatra gidiyor. Ondan pek hazzetmiyor ve bu sorunu ben kendim çözeceğim diyor.

Peki neden pek çok tabu içerisinden cinsellik?

Öncelikle Ortaoyuncular geleneğinden gelen birisi olarak benim seyircinin kimi duygularını, merak duygusunu istismar etmek gibi bir amacım olamaz. Pek çok şey anlatılabilirdi elbette. Ancak ben bu konunun önemli olduğunu ve özellikle de gençler arasında bu konunun rahatça konuşulabilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kimi çevrelerin tepkisini üzerinizde toplamaktan korkmuyor musunuz peki?

Aslında bu oyun, izleyince göreceksiniz, çok masum bir oyun. Gerçi insanlar o kadar baskılanmışlar ki bu konuda, 2006 yılında üniversitede oynadığım sırada kimi gençleri utandıklarını bile gördüm, korkup korkmadığım soruluyorsa, ülkem adına üzülürüm…

Gültepe’de, bir gecekondu mahallesinde yetiştiniz, oradan da Türkiye’nin en kentsoylu tiyatrolarından birinde oyuncu oldunuz, ardından tek kişilik bir oyunla cinsellik tabusunu
işleyen bir oyun sahneye koydunuz. Kat edilen bu uzun yol nerelerden beslendi…

Bunda felsefe okumamın, çok kitap okumamın payı var en çok. Sonra bir ailenin yoksul olmasıyla aydınlanmaya sırtını dönmüş olması aynı şey değil. Nice yoksul aileler ve çocukları kafalarını kitaptan kaldırmıyor… Böyle bir ailede yetişmek pek çok şeyi de beraberinde getiriyor zaten.

Ortaoyuncular sahne oyunları kadar tek kişilik oyunlarıyla da dikkat çeken bir tiyatro. Tek kişilik oyunlarınız sürecek mi bundan sonra?

Aslında bu Ferhan Şensoy’un bir projesiydi. Rasim Öztekin ve ben de tek kişilik oyunlar yapacaktık ve üçümüz Anadolu’ya çıkıp tiyatro oynanmayan yer bırakmayacaktık. Çeşitli nedenlerle Ferhan Şensoy dışında bu tasarıyı gerçekleştiremedik. Tek Kişilik oyunlar yapmaya devam eder miyim? Tüm mesele yazmakta… Henüz kafamda tam olarak belirlenmiş, yazma aşamasına geçeceğim başka bir öykü yok. Ama tekst olursa, yazılırsa neden olmasın…

“Kötü Çocuk” Ali Çatalbaş’ın yolu açık, seyircisi bol olsun öyleyse…

Teşekkür ederim…
Cansu Fırıncı

Reklamlar