Oyunculuk, o var zaten. Sonrası çevirmenlik. Devlet Tiyatrosu sahneledi güzel bir Türkçe ile çevirdiğin “Yağmur Durduğunda”yı. Çevirdiğin oyunda bi güzel de oynadın. Şimdi de yönetmenlik. Hayırdır?

Teşekkürler, böyle güzel yorumlar insanı gerçekten motive ediyor. “Yağmur Durduğunda” benim için çok özel bir deneyimdi. Çeviri olması sayesinde sahne dilini tekrar düşünme, yeni arayışları deneme fırsatı yakaladım. Elbette aynı oyunda oynama şansı elde etmek, iyi bir kadroyla çalışmak çok değerli bir tecrübeydi. Fakat bir yandan sahne üzerindeki tasarım alanlarını araştırmak sonsuz bir olanak benim için. Reji çalışmalarına uzak biri değilim. Yıllar içinde çok değerli yönetmenlerin yönetmen yardımcılığını yaptım İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda. Onlardan aldığım ciddi bir eğitim var aslında. Bunun yanı sıra yönetmenlik üzerine yüksek lisans yapıyorum. Kısacası sahne üzerindeki tüm anlatım olanaklarını becerebildiğim kadar kavramaya çalışıyorum.

Ne zaman karar verdin bir oyun yönetmeye? Biraz bu süreci paylaşır mısın?

İlk yönetmenlik tecrübem olmasa da her oyun sahneleme aşaması ilk tecrübe sayılır benim için. Daha yolun çok başındayım. Beni bu alana iten en önemli sebep sanırım merak duygusu. Yaşamdan ve insana ait durumlardan anladığım şeyi, bakın bu da benim bakış açım deme zorunluluğu. Evet bir nevi zorunluluk, itki. Ve o itkinin bir şekilde vücut bulması gerekli. Tüm bunlar ışığında son dönemlerde yüksek sesle konuşan insanların verdiği rahatsızlığı ifade etme zorunluğu hissettim. Halk olarak bunu son zamanlarda çok daha yoğun hissediyoruz. Haziran direnişi de bunun tepkisiydi. Ve benim için oyun sahnelemek adına bundan daha doğru bir zaman olamazdı.

Binlerce tekstin arasından neden Jeanne D’arc’ın Öteki Ölümü? Milliyetçilik ve din sorgulaması yapması mı yalnızca?

Milliyetçilik ve din sorgulanması, yeterince yapıldığından her daim kuşku duyduğum iki ciddi başlık. Kendi ruhlarımızda, zihnimizde, ifademizde sansüre maruz kaldığımız şu zamanlarda böylesi textlere o kadar çok ihtiyacımız var ki. Bu metnin yazarı bir Bulgar. Keşke bizde de emin olduğumuzu sandığımız veya kendimizi sansürlediğimiz konulara ters açıyla bakabileceğimiz textler çoğalsa. Tabi bunun yanında pek çok alt metni olan bir oyun olduğu için de etkili bir oyun. Bireyin toplum karşısında ve ona rağmen kendini yeniden inşa etmesi, cinsiyetçilik, adalet kavramı… Hakikaten bunların birbiriyle ne kadar ilintili olduğunu görebiliyoruz. Ve hepsinin bir kara komedi üslubuyla yazılmış olması gibi sebepler beni çekti diyebilirim.

jeanne darc

Çıplak ayaklı ve zaaflı tanrı mı olurmuş? Böyle yorumlamışsın? Enterasan. Bir de korkmadın mı yahu?

Gösterişli ve kusursuz bir tanrı algısını hiç okumadım zaten textten. Bence bu yazarın başarısıydı yani alışılmışın dışında bir tanrı karakteri yaratması, onun kendini eleştirmesi, insandan yana tavır koyması ve zaafları olması önemliydi. Bunun üzerinden eleştiri gelecek diye bir korkuya kapılmadım. Korkularla sanat icra edilmez, bunun adı oto sansür olur, bu şekilde özgürlükten bahsetmeniz de ayrı bir kara komediye dönüşür. Ankara Halk Tiyatrosu bu korkuları çoktan alaşağı etmiş bir kurum. Repertuvarlarına bu oyunu almaları da böylesi bir cesaretin örneği diye düşünüyorum. Karşılığında Kültür Bakanlığı’nın ödeneklerini kesmesi pahasına pek çok değerli tiyatronun bu cesareti göstermesinin, insanların gözaltılarla susturulmaya çalışılmasının yanında benim cesaretim yalnızca ayrıntı sayılır.

Seyirci tepkisi nasıl oyuna? İstediğin etkiyi verebildin mi? Gelmesi gereken yerlerde geliyor mu reaksiyon?

Herkes çok farklı yerlerde tepki gösterebiliyor. Sosyo ekonomik düzeye göre bunlar çeşitleniyor, bunu çok net görebiliyoruz. Şimdiye dek etkili olduğumuzu düşündürten reaksiyonlar aldık diyebilirim. Oyuncularımın üçü de kendilerine has ve heyecanını kaybetmemiş çok değerli kişiler. Onların gayreti bu oyunu daha da yükseltiyor. Seyircinin dikkat ve merakla takip etmesi ve çıkışta kafasında en azından bir cümleyi tartışması bile benim için çok değerli. Aralık ayı boyunca her cumartesi Ankara Halk Tiyatrosu’nda oynamaya devam edecek oyunumuz, herkesi bekliyoruz.

Son ve klasik soru? Var mı yeni proje?

Bu sezon sahnelemeyi düşündüğüm yeni bir proje var. Doğru koşulları oluşturabilirsem başlayacağım. Elbette oynama isteğim hiç azalmadı. Oyuncu olarak da yönetmen olarak da söyleyeceklerim hala var ve umarım hiç bitmez.

 

Bu röportaj soL gazetesinde yayınlandı.

Reklamlar