Haramilerin saltanatını yıkacağız! Eğer öyle diyorsak, Hayyam’ı, bir karanlık çağda yobazların bir türlü boğamadığı bu ışığı avuçlarımızda taşıyacağız!

O çağ karanlık da biz apaydınlık bir çağda mı yaşıyoruz? Pek çoğumuzun sadece rubaileri ile tanıdığı ama aslında dünyanın en önemli bilim insanlarından biri olan Hayyam’ın yer yüzüne armağan ettiği ilk gözlem evini tutuşturanlarla Sivas’da aydınları ateşe verenlerin elleri akraba değil mi? Peki, ya Fazıl Say’ı Hayyam rubaileri paylaştı diye yargılayan ve suçlu bulan zihniyet…

Ömrünün yarısını kendi ülkesinde oradan oraya sürgün edilerek, bilimle uğraşması yasaklanarak, yarı aç yarı tok geçiren Hayyam matematikte bilinmeyen yerine kullanılan x sayısını bulmasaydı eğer, uzaya gitmemiz belki 100 yıl gecikir, internet henüz bulunmamış olurdu belki de kim bilir…

Aydınlıkla karanlığın, ilericiyle yobazın mücadelesi bu. O gün de öyleydi, bugün de böyle…

Biz insanlığı ileriye taşımak için üretecek, aklı dogmaların karşısına çıkaracak ve gerekirse bedel ödemekten çekinmeyenlerin safında duracağız. Onlarsa dogmalarıyla aklı boğabileceklerini sanacak, kazandıkları küçük mevzileri savaşın sonu sayacak ve her seferinde rezil olup alaya alınacaklar! Tıpkı Haziran’daki gibi…

Kısacası ne olursa olsun “biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına!”

omar4

Aydınlık aklı seçtik, dogmalara teslim olmadık diye gericiliğin gazabına uğrayacak, yoklukla terbiye edilmeye çalışılacak, bir gün yattığımız yatakta ertesi gün uyanamayacak olsak bile mutsuz olmayacağız! Ve “düşmana inat bir gün fazla yaşayacağız”! Aşık olacak, ayrılık acısı yaşayacak, kendimizi şaraba verecek, inadına üretecek, göz yaşlarımızın ardından gülümseyecek, asla vazgeçmeyeceğiz! Mücadele edeceğiz! Kazanacağız diye değil, haklıyız diye!

Ve Hayyam’ın ruhu hep yanımızda olacak! O müthiş keşifleriyle ayakları yerden kesilen, yobazların tüm zulmüne rağmen boyun eğmeyen Hayyam!

Girme şu alçakların hizmetine:

Konma sinek gibi pislik üstüne.

İki günde bir somun ye, ne olur!

Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.

Haramiler çok kalabalık, bu doğru! Ama Hayyamistler az mı? Repliklerle, şiirlerle, şarkılarla ve şarapla boğacağız karanlığı… Hep birlikte!

Reklamlar